BİR NEFES SIHHAT GİBİ….

Hastalıklar….

Adı bile insanın içini sıkıyor. Hastalıkları, sağlığın bozulması halidir diye tanımlayabileceğim bir durum olduğu için yaşamsal varoluşumuzu tehdit eden en önemli unsurlardan biri olarak kabul edebiliriz. Sağlıktan bahsederken sana Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlık tanımını sunmak isterim.

“Sağlık, sadece hastalık ve sakatlık durumunun olmayışı değil  kişinin bedenen, ruhen ve sosyal olarak tam bir iyilik halidir.”

Bugüne kadar bize bu tanımın ışığında bir eğitim verildiği için sağlıklı olma durumunun devam etmesi amacıyla kişilerin fiziksel ve ruhsal olarak kendi sağlıklarını korumaları için ellerinden geleni yapmalarını söylemekten başka birşey verilmedi. Ne mi bunlar:

“Sağlıklı yaşam kurallarına uymalısın”… ki farkındaysan bu çok geniş bir kavram.. Dinlenmene,  beslenmene dikkat edeceksin, sporunu yapacaksın, sağlığı tehdit eden maddeler ve yaşam biçimlerinden kaçınacaksın,  sosyal olarak toplumun yapısına uyum sağlayacaksın, stres yönetimini başaracaksın gibi alt başlıklarıyla çok geniş bir önlemler silsilesini içermekte. Bunları uygulamak dışında hiçbir yol olmadığı ve buna rağmen genetik altyapı ve öngörülemeyen  bazı değişimlerin sonucunda yine de hastalığın gelişebileceği,  bunlardan kaçınmanın mümkün olmadığı bize senelerdir anlatılıyor. Hastalıkları önlemek için Koruyucu Tıp diye bir bilim dalı da mevcut. Koruyucu tıp, sağlığı tehdit eden unsurlarla savaşma ve hastalık oluşmasının ilk emarelerinde erkenden tanı konulmasını içeren bir alandır.

Bunları niye anlatıyorsun diyebilirsin. Ben de bu bilgilerin ışığında eğitimimi tamamladım ve hayata bakışımda değişik bir pencere açmadan önce bundan farklı bir yaklaşıma ihtiyacım olduğunu bilmiyordum.

Klasik hekimlik bilgilerimin yanına insana bütünsel bakışın daha doğru olduğunu düşündüğüm “Holistik Hekim” kimliğimi de ekleyince sağlığın tanımının bu kadar olmadığını anladım.

Bence yeni çağın sağlık tanımı  “Sağlık sadece hastalık ve sakatlık durumunun olmaması değil, kişinin bedenen, ruhen, sosyal ve ENERJETİK olarak tam bir iyilik halidir” olarak değişmeli.

Enerji nereden çıktı diyeceksin ve beni “Yeni Çağın Hayalcileri” klasörüne koyacaksın biliyorum. Acele etmeden yargısız bir şekilde anlatacaklarımı dinlemeni öneririm.

İnsanın en büyük yanılgısı kendini sadece fizik beden olarak görmektir. Bizler aslında fizik beden ve bunu saran enerji katmanlarıyla örülü kocaman varlıklarız. “Algıladığım vardır” mantığıyla bakan bir insan için bu dediğim anlaşılır gelmiyecektir. Algı sınırlarımızın ötesinde kendine özgü çalışma kuralları olan enerji yapımızı öğrendikçe ve bu konuda deneyimlerim arttığı müddetçe, aslında hastalıkların önce enerji bedende başladığını ve bedene yansıyana kadar uzun bir süre geçtiğini gördüm. Bu demek oluyordu ki, hastalıklar aslında bir başlangıç değil uzun süreli bir sürecin meyveleriydi.  Madem hastalık daha fiziksel yapıya bürünmeden uzun süreler geçirilen bir olguydu, o zaman asıl koruyucu tıp bu düzeyden itibaren başlamalıydı.

Enerji bedenimizi nasıl hasta ediyoruz diye sorabilirsin. Genetik altyapıya ait olanlar ve doğumsal hastalıklar dışındaki hastalıkların oluşması enerji bedeni düzeyinden başlangıç gösteriyor ise bunları oluşturan nedenleri ortadan kaldırmak işi kökünden çözecektir, o zaman nedenlerin üstünden geçmeliyiz. Hastalıkları oluşturan şeylerin en önemlileri, “Kök inanışlar”, “Bilinçaltımızda yer alan ve bize hizmet etmeyen kalıplar”, “Kararlar” ve  “Çözümlenmemiş Duygular”dır. Uzun süreler boyu enerji bedenimizde taşıdıktan sonra fizik bedenimizde sistem bozukluğuna yol açıp HASTALIK oluşmasını sağlayan suçlular, bizim çoğunlukla farkına varmadan taşıdığımız bu düşünce paternleridir.

Bu bilginin eşliğinde tekrar düşünürsek kişi kendini çalışır, içindeki çözümlenmemiş duygulanımların üstünden geçer, kendisine hizmet etmeyen kalıp ve inanışlarından sıyrılırsa tam bir sağlıklılık içinde yaşayabilir.

O yüzden sana önerim odağını kendine çevirip içinde taşıdığın her yönü cesurca incelemen ve çözümlenmeleri için elinden geleni yapman.

Bunu nasıl yaparım diyorsan önce cesaret ve kararlılık gerekiyor. Sonra da kendine iyi ve güveneceğin rehberler bulman. Herkesin bir rehbere ihtiyacı yok diyebilirsin, doğru ama kısa yoldan ve zarafetle bu süreci yaşamanın mümkün olması için gerçekten bir rehberle çalışmanı öneriyorum.

Eğer bulunduğun bölgede iyi bir rehbere ulaşamıyorsan evinde bu süreci yaşatacak Simurg Metodu- Yaşamda Ustalaşmak Rehberi- senin daha sağlıklı bir yaşama  ulaşmanı sağlayacak güvenilir bir rehber olacaktır.

Sevgiyle kal

Erkan

 

İlgili Gönderi
Yorumlar
  • Adviye Kutman

    Kitaplarınızı okudum, sizi ilgi ve sevgi ile takip ediyorum, Simurg Metodu ile ilgileniyorum en kısa zamanda sizinle iletişime geçmek istiyorum, sevgi ile kalın… Adviye Kutman

Yorum bırakın